İş Hayatı

İş hayatı ile ilgili bilgilendirici ve yaşam kalitenizi yükseltmeyi amaçlayan makale ve yazılaran bu sayfadan ulaşabilirsiniz.

İş Yerinde Stres: “Kendini İyi Hisset” Yaklaşımına Dayalı Yönetim, Çalışan Sağlığına Nasıl Katkı Sağlayabilir?

Günümüz işyerlerinde karşılaşılan tanıdık ve bir o kadar da masraflı bir sorun olan stres, hem çalışanlara hem de işverenlere fayda sağlayacak biçimde nasıl azaltılabilir? “Kendini İyi Hisset” yaklaşımına dayalı yönetim, bu noktada insanların işyerindeki mutluluğuna odaklanan bir çözüm olabilir.

Dünya genelinde yüz milyonlarca çalışanın yaşamını olumsuz etkileyen stres, günümüz işyerlerinde belki de en iyi anlaşılan sorunlardan biridir. Fakat bu konuda yeterince anlaşılmayan nokta, stresle nasıl başa çıkılacağıdır. “Kendini İyi Hisset” yaklaşımına dayalı yönetim, eskiden beri süregelen bu soruna karşı artık yeni bir çözüm sunuyor.

Stres: Modern çağın hastalığı
Hem çalışanların hem de şirketlerin uzun yıllar boyunca mücadele ettiği bir sorun olan stres, Birleşmiş Milletler’in 1992 tarihli raporunda “20. Yüzyılın Hastalığı” olarak tanımlanmıştı. Ne yazık ki bu durum 21. Yüzyıl'da da değişiklik göstermiş değil. ABD'de gerçekleştirilen araştırmaya göre, çalışanların %80'i işyerinde stres yaşarken[1], bunların yarısına yakını stresle başa çıkma konusunda yardıma ihtiyaç duyuyor. Yürütülen başka bir araştırma[2] ise, çalışanların %65'inin işyerindeki stresten kaynaklanan birtakım güçlükler yaşadığını ortaya koyuyor. Çalışanları olumsuz etkileyen bu faktörler; işe devamsızlık, kazalar, personel değişim oranı, düşük verimlilik, tıbbi ve hukuki masraflar ve tazminatlar gibi kötü sonuçlar doğurarak şirketleri de son derece olumsuz etkiliyor.

Daha mutlu çalışanlar, daha üretken oluyor
Stresin pek çok farklı nedeni olabilir. Ancak bu nedenler arasında en fazla öne çıkanlar; işini kaybetme endişesi, uzun çalışma saatleri, gelişim fırsatlarına kapalı iş ortamı, düşük ücretlendirme ve takdir görememe şeklinde sıralanabilir. Amerikan Psikoloji Derneği (APA) tarafından gerçekleştirilen ve bu konuda olumsuz etki yaratabilecek noktalar yerine olumlu faktörleri inceleyen bir araştırma[3], işverenlerinden değer gördüğünü hisseden çalışanların strese kapılma olasılıklarının önemli ölçüde daha düşük olduğunu, bu tür çalışanların işlerine daha fazla bağlılık gösterdiğini ve iş memnuniyetlerinin de aynı ölçüde yüksek olduğunu ortaya koyuyor.

Benzer sonuçların elde edildiği Harvard/MIT araştırmalarına göre, mutlu çalışanlar %31 oranında daha fazla üretkenlik sağlıyor. Hasta olma ihtimalleri iki kat daha düşük olan bu çalışanlar, işyerinde altı kat daha az devamsızlık yapıyor ve %55 daha fazla yaratıcılık sergiliyor[4]. Warwick Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen daha kapsamlı bir araştırma[5], daha mutlu olan çalışanların verimliliklerinin arttığına ilişkin belirgin kanıtlar ortaya koyuyor. Google’da ise çalışanları desteklemeye yönelik yatırımların artmasıyla iş memnuniyetinin %37 oranında arttığı gözlemleniyor[6].

“Kendini İyi Hisset” yaklaşımına yönelik çeşitli seçenekler
“Kendini İyi Hisset” yaklaşımına dayalı yönetimin giderek daha yaygın hale gelmesi, çalışanların kendilerini nasıl hissettikleri ve işyerinde ne kadar etkin oldukları arasında doğrudan bir ilişki olduğuna işaret ediyor. Buradaki odak noktası, çalışanların ya da ekiplerin işyerinde kendilerini iyi hissetmesini sağlayacak özgün yöntemler geliştirmektir. “Kendini İyi Hisset” yaklaşımına dayalı yönetim; şirket içinde ya da farklı yerlerde ekip kurma çalışmaları veya sosyal etkinlikler düzenlemeye önayak olmak, bireysel ve toplumsal düzeylerde mentorluk sağlamak şeklinde gerçekleştirilebilir. İşe yeni başlayanların uyum sağlamasına yardımcı olmak, değişim programlarını desteklemek ve çalışanların stresle baş etmesine yönelik destek sağlamak da bu sürecin parçasıdır. “Kendini İyi Hisset” yaklaşımı aynı zamanda insanların kaliteli yaşam tarzlarına yönelmesini teşvik etmeyi amaçlar. Çalışanların daha sağlıklı beslenme olanaklarına, daha esnek bir iş ortamına, fiziksel egzersiz veya yoga/farkındalık egzersizleri gibi dinlenme olanaklarına erişmesi için işverenlerin destek sunması da tüm bu hedeflere ulaşılmasına yardımcı olabilir.

“Kendini İyi Hisset” yaklaşımına dayalı yönetime gösterilen yoğun ilgi sayesinde, her geçen gün daha çok şirket “Kendini İyi Hisset” Yaklaşımından Sorumlu Müdür ya da Mutluluktan Sorumlu Müdür (CHO) sıfatını taşıyan kimselere bünyesinde yer veriyor. Bu yetkililer, yalnızca çalışanlar için olumlu, heves verici ve teşvik edici bir ortam yaratmakla görevlendiriliyor. Fransa'da bir işe alım uzmanından edinilen bilgiye göre[7], CHO pozisyonlarının sayısında 2014 ve 2016 yılları arasında %967 oranında bir artış gerçekleşti. Avustralya'da yapılan bir başka araştırmaya göre[8], çalışanların %79'u şirkette bu tür bir pozisyonun yer almasından mutluluk duyduğunu ifade ediyor.

Alternatif olarak, belirli süreler dahilinde “Kendini İyi Hisset” yöntemi konusunda dışarıdan destek almayı tercih eden şirketler de mevcut. Konunun uzmanları tarafından yürütülen mutluluk projeleri, gelir artışını ve yüksek kârı[9] ortaya koyan kullanıcı referansları (WooHoo, Danimarka) ve hedeflerin çift haneli yüzdelerle aşılması[10] (“Kendini İyi Hisset” Liderliği, İngiltere) gibi sonuçlara ulaşılmasını sağlayabiliyor. ABD'de bulunan Delivering Happiness (aşağıda belirtilmiştir) gibi danışmanlık kuruluşları, hem çalışanlara hem de şirketlere yönelik oldukça geniş bir yelpazede “Kendini İyi Hisset” hizmetleri ortaya koyabiliyor[11].

Ancak özel bir mutluluk yetkilisini işe almak ya da bu konuda proje bazlı danışmanlık hizmeti almak her şirkete uygun olmayabilir. Şirket bünyesinde yer alan yöneticilerin işyerinde “Kendini İyi Hisset” yaklaşımını destekleyerek başvurabilecekleri pek çok farklı seçenek mevcut.

Mutluluk Nasıl Sağlanır?
Çalışan mutluluğu konusunda koçluk ve danışmanlık hizmetleri sunan Delivering Happiness şirketinin CEO’su Jenn Lim, çalışanların işyerinde kendilerini iyi hissetmesini sağlama konusuna yabancı değil. Lim'in yürüttüğü çalışmalar, Zappos CEO’su Tony Hsieh'in kaleme aldığı en çok satan kitaplardan biri olan “Delivering Happiness” adlı kitaba dayanıyor. Kitap, kendini iyi hissetme yaklaşımının işyerini nasıl daha başarılı bir hale getirdiğini bilimsel bir şekilde açıklıyor.

“Kendini İyi Hisset” yaklaşımına dayalı yönetim nedir ve çalışan sağlığına nasıl katkıda bulunabilir?
“Kendini İyi Hisset” yaklaşımına dayalı yönetim, çalışan mutluluğunu ve sağlığını işyeri kültürünün ayrılmaz unsurları olarak bir öncelik haline getirir. Bu yaklaşımın sağlığa yönelik en bariz olumlu etkisi ise, stresi gidermesi ve iş-yaşam dengesine destek sunmasıdır. Çalışan sağlığı ekseninde şekillendirilen bir kültür; çalışanların kendilerine odaklanmalarını, sahip oldukları pozitif enerjiyi ekiplerine yansıtmalarını, daha sonra bu etkileri müşteri deneyimlerine yönlendirmelerini sağlar. Bu durumda şirketlerin kurumsal yapısının B2B (işletmeler arası) ya da B2C (işletmeden tüketiciye) olması önemli değildir. Delivering Happiness ekibi olarak biz de müşterilerimizin iş modellerine daha yüksek hedefler getiriyoruz; çünkü çalışanların en iyi performanslarını sergilemeleri, işe gelmeleri ve burada kendilerine yer edinmeleri için en önemli motivasyon kaynağının yüksek hedefler olduğunu biliyoruz.

Şirketler, “Kendini İyi Hisset” yaklaşımına dayalı yönetimi nasıl sunmalıdır?
İlk kez sunulacak her konu için öncelikle baştan aşağıya tam bir uyumun sağlanması gerekir. “Kendini İyi Hisset” yaklaşımına dayalı yönetimin başarılı olması, üst düzey yönetimden ve müdürlerden en alt kademedeki çalışanlara kadar tüm ekiplerin ve kurumsal yapının bu girişimi kabul etmesine bağlıdır. Konunun kabul edilmesinden ve uyum sağlanmasından sonra ise, beklenti ve hedefleri belirlenmek için bir yol haritası uygulanmalıdır. Bu aşama genelde zordur çünkü birçok kuruluş, neyi istediğini söylemekte usta olsa bile, eyleme geçmekte başarısızdır. Başarılı bir uygulamanın ardından, gerçekleşen değişiklikleri uygun sağlık ve bağlılık göstergelerine göre ölçmek ve karşılaştırılmak, ayrıca kültürün zamanla kalıcı hale getirilmesine (örn. atölye çalışmaları, koçluk uygulamaları, işe alım ve alıştırma süreçleri yoluyla) yönelik çalışmalar yürütmek son derece önemlidir.

Çalışanlar için uygulama aşaması hakkında bir örnek verebilir misiniz?
Hangi davranışların çalışanları desteklediğini belirlemek üzere kurumun temel değerlerine bakılır. Örneğin bu değerlerden birisi şeffaflıksa, çalışanların aralarındaki etkileşimlerde şeffaf olmalarını sağlayacak uygulanabilir yöntemler değerlendirilir. Böylelikle çalışanlar, değerlerini dile getirmekle kalmayıp hayata geçirirler. Bu değerleri düşüncelerinizle destekliyor olabilirsiniz, ancak “Kendini İyi Hisset” yaklaşımına dayalı yönetimi desteklemek için bu değerlerin alışkanlığa ve eyleme dönüştürülmesi gerekir.

Çalışanlarınız görüşlerine değer verdiğinizi ve bunları anladığınızı fark etmelerini nasıl sağlıyorsunuz?
Bu durum, kültürel değişiminin bir parçasıdır. Kuruluşların çoğu, seslerinin duyulmadığını hisseden çalışanlarla doludur. Çalışanların görevleri ve şirket kültürü konusunda sağladıkları geri bildirimlere kulak vermek, size yeni gelişim alanları açacaktır. Etkin dinleme, anketler ve günlük sohbetler yoluyla ortaya çıkabilir. Fakat yine de çalışanlarınızı dinlediğinizin kanıtı, öğrendiklerinizle neler yapıyor olduğunuzdur.

Bu yönetim biçimi; sektör, ölçek ve ülkeden bağımsız olarak tüm işletmelere uygun mudur?
Verimliliği, ciroyu ve hatta sağlık sigortası masraflarını bile doğrudan etkileyen işyerinde mutluluk ve sağlık, tüm işletmeler için esastır. 2016 yılında işyerinde yaşanan stresinin işverenlere yılda 300 milyar dolara mal olduğu tahmin ediliyor. Zarar potansiyeli, işletmenin boyutundan bağımsız olarak toplam kârı olumsuz etkileyerek büyümeye yönelik yol haritasında sapmalara yol açabilir. Delivering Happiness olarak birçok farklı sektörden müşterilere sahibiz. İster konaklama ister hizmet sektöründen olsun, tüm müşterilerimiz çalışan sağlığının ve bağlılığının sürdürülebilir bir kültür gerektiğinin bilincindedir.

Kaynaklar
https://us.experteer.com/magazine/feel-good-management/
https://inside.6q.io/reduce-stress-in-the-workplace/
[1] http://www.stress.org/wp-content/uploads/2011/08/2001Attitude-in-the-Workplace-Harris.pdf
[2] https://www.stress.org/workplace-stress/
[3] http://www.apa.org/news/press/releases/2014/04/employee-distrust.aspx
[4] https://hbr.org/2015/12/proof-that-positive-work-cultures-are-more-productive
[5] https://www.journals.uchicago.edu/doi/abs/10.1086/681096
[6] https://warwick.ac.uk/newsandevents/pressreleases/new_study_shows/
[7] http://www.leparisien.fr/societe/metier-responsable-du-bonheur-27-01-2017-6624018.php
[8] http://www.jll.com.au/australia/en-au/news/1203/chief-happiness-officer-apply-here-jll-tedxsydney-the-human-revolution
[9] https://woohooinc.com/references/
[10] https://www.feelgoodleadership.co.uk/case-studies/increasing-team-performance/
[11] http://deliveringhappiness.com