Kişisel Gelişim

Yoğun iş hayatında bireylerin sağlıklı yaşamalarına ve kişisel gelişimlerine katkı sağlayan ipuçlarına buradan ulaşabilirsiniz.

2018’e Merhaba Diyelim

Kişisel Gelişim Uzmanı ve Yaşam Koçu Mehmet Özel’in 2017’nin son 100 gününe yönelik yazdığı yazısı

Yaşam öylesine hızlı akıyor ki; ev, iş, kimilerinde çocuk, sosyal hayat, sosyal medya, kişisel ihtiyaçlar derken insan her bir günün, aslında kendisi için ne kadar kıymetli olduğunu kendine hatırlatmayı unutabiliyor. Oysa yeni yıl, şöyle bir derin nefes alıp geriye bakıp neleri iyi, neleri sıradan yaptığımızı gözden geçirmemizi, sevinçlerimizi, üzüntülerimizi, başarılarımızı ve hatalarımızı anlamamızı sağlıyor.

Aynı zamanda nice güzel umutlar aşılıyor yeni yıl. Daha iyi yaşamak adına, neleri daha farklı yapacağımızı, nelere daha çok kendimizi ve enerjimizi vereceğimizi, neleri gerçekten isteyip istemediğimizi, yeniden ve güçlü bir heyecanla kendimize tekrarlamamıza sebep oluyor.

Yeni yıl aslında yepyeni umutlar demek. En büyük umutsa yarınların mutluluklar getireceğine dair küçük ve büyük demeden hayaller kurmak. Yani insanı yaşama bağlayan tek şey. İşte bu duygularla kimimiz lüks yerlerde, belki ülkemizden uzakta, kimimiz ise evinde ya da görev başında “merhaba” diyoruz 2018’e...

2017 yılından daha iyi, daha mutlu ve daha güzel bir yıl olsun. Zaten yeni yılı “yeni bir yıl” yapan da bu değil mi? Yoksa, düşüncelerimiz ve alışkanlarımız başta olmak üzere, her şey eskisi gibi kalacak, unutmak istediklerimiz hafızalarımızdan kolayca silinmeyecek, bembeyaz bir sayfa açılmayacaksa, buna yeni değil “yine bir yıl” demek daha dürüst bir yaklaşım olacak.

Yeni bir bakış açısı, yeni bir heyecan veya yeni bir hobi kattığınızda işte o zaman iyi yaşamak adına yeni bir yıl/ımız olacak. O dilimize yapışan “bildiğin gibi, aynı, vb” ifadelerin yerlerini daha bir heyecan, sevinç ve ümit barındıran duygular, kelimeler alacak.

Hadi gelin, çok önemli bir ustanın dizeleriyle merhaba diyelim 2018 yılına:Sabaha Kadar“Dünya o kadar büyük ki;
Bir noktayım ortasında, ne yapsam.
Bazan da o kadar küçülüyor ki dünya,
Devrilecek sanıyorum, kımıldarsam.
Hayat o kadar uzun ki,
Öyle bitmez geliyor ki bir an..
Bir de bakıyorum, o kadar kısalıyor ki;
Ne çıkar, diyorum, bir hayattan
Saadet o kadar lâzım ki yaşayana;
Billâhi can verir uğrunda insan.
Hem o kadar boş ki mesud olmak,
Gün yüzü görmeden ölenlerin arkasından.
Ben o kadar önemli kişiyim ki,
O kadar iyiyim ki aklım ve düşüncelerimle.
O kadar fenayım ki ben
Delice niyetlerimle.
Gece; ne kadar karanlık ve sessizsin..
Öyle kaplayorsun ki evleri, yolları, denizleri.
Hem o kadar aydınlık ve seslisin ki;
Çılgınca coşturuyorsun bizleri.
Sabah; bir yeni dünya gibi geliyorsun;
Öylesine süslü, öylesine saadesin ki.
Sen o kadar güzelsin ki sabah,
O kadar güzelsin ki.”
Özdemir Asaf

Geride bıraktığımız yıllara baktığımızda, elbet değişmesini çok istediklerimiz de var hiç istemediklerimiz de yaşamımızda. Kolay kolay değiştirmeye cesaret edemediklerimiz. Hayat bir değişim döngüsü olarak tanımlansa da aslolan bunu söylemlerden eylemlere taşımak. İyi yaşamanın hakkını veremediğimiz her bir gün hayatımızdan bir şeyler yitip gidiyor, hem de hiç farkına varmadan.

Tüm basamakları veya 2018 in son aylarını da görmek, buna göre harekete geçmek zorunda değiliz, biz yeter ki yenilenmeye dair ilk adımlarımızı daha bir cesaretle, daha güçlü bir enerjiyle atalım.

Yenilikleri keşfeden, yaşama yenilikler katabilen ve her yeni günde yepyeni bir “sabah”a uyanabilen herkese, iyi seneler.