Kişisel Gelişim

Yoğun iş hayatında bireylerin sağlıklı yaşamalarına ve kişisel gelişimlerine katkı sağlayan ipuçlarına buradan ulaşabilirsiniz.

Umutsuzlukla Baş Etmenin 5 Yolu

Yaşamımız iniş ve çıkışlardan, mutluluk ve hüzünlerden, kayıp ve kazanımlardan oluşan bir serüvendir. Ancak bazen o inişler öyle uzun sürer, hüzünler öyle çoğalır ve kayıplarımız öyle artar ki… Biz hayatımızın bir diğer yüzü olduğunu unuturuz. Zaman bize her ne kadar yanıldığımızı gösterecek olsa da biz zamana bırakmadan bugün ne yapabilir, nereden başlayabiliriz bir bakalım, 5 adımda, umutsuzluk hissini uzaklaştırmanın yollarını arayalım:

  • 01.07.2021

1- Gözlerinizi yarından ayırın!

Kung Fu Panda filmini izlediniz mi? Bu güzel animasyonun bir sahnesinde usta Oogway “Dün mazide kaldı, yarın ise muamma, ama bugün bir armağan…” diyor. Bugünümüzde çözemediğimiz sorunların içinden yarına bakmak yalnızca umutsuzluğumuzu pekiştirecektir. Ve bugün sahip olmamız gereken motivasyonumuza da çok büyük zarar vereceği muhakkaktır. O halde gözümüzü yarına dikmeyi bırakmak, geleceğe odaklanmamak en iyi başlangıç diyebiliriz. İlgilenmemiz gereken yegane konu yaşadığımız gün olmalı. Bugün hangi sorunları çözebiliriz ya da hangi sorunların üstesinden gelmek için imkan bulabilir, adım atabiliriz, diye kendimize sordukça umutsuzluğu hatırlamaya fırsat bulamadığımızın fark ederiz.

2- Yalnız değiliz, hiçbirimiz..

Dünyadaki bütün aksilikler bizim başımıza geliyormuş gibi geçen günler vardır. Sanki en zor durumda kalan kişi bizizdir, diğer herkes hayatını kurtarırken biz yalnızca olanların izleyicisi oluvermişizdir. Bu çok hatalı bir düşünce. Çünkü aslında herkes hayatında küçük ya da büyük zorluklarla mücadele ediyor, herkesin ayağına irili ufaklı taşlar takılıyor. Onlar da düşüyorlar ve kalkıyorlar. 

Umutsuzlukla mücadele etmenin en etkin yollarından biri yalnız olmadığımızı hatırlamaktır. Benzer problemlerle uğraşıp bunların üstesinden gelmiş insanların varlığını bilmek yarına dair olumlu bir bakış açısı kazanmamıza olanak tanıyacaktır. 

3- Yalnız değiliz, her anlamda!

Zor günlerden geçerken kimi zaman yalnızlığa itilir kimi zaman da ona bizzat biz koşarız. Ancak bu hal, yalnızca kendi düşüncelerimize ve vehimlerimize sıkışıp kalmamıza neden olur. Ancak dertleşmek, paylaşmak, danışmak ya da bazen sadece anlatmak… Biriyle muhatap olmak ondan kendimizi yeniden dinlemek çok daha doğru bir davranış olacaktır. Aklımıza gelebilecek yeni bir fikrin, sorunumuzu gözümüzde fazla büyüttüğümüze dair oluşacak farkındalığın ilk adımı yalnız olmamaktır. 

4- Lütfen kendini gerçekleştirmesin kehanet!

“Kendini gerçekleştiren kehanet.” tanımını muhtemelen daha önce duymuşsunuzdur. Kısaca kötücül düşüncelerimizin, olumsuz gelecek tasvirlerimizin onları ne kadar sık ve yoğun düşünürsek gerçeğe dönüşme ihtimalinin de o denli arttığını anlatır. Sürekli olumlu düşünmek, Pollyanna’cılık oynamak da elbette uzun vadede zararlı bir tutum. Yapılması gereken adil ve gerçekçi bir tavırla yaşamımıza yollar çizmek, aksayan yönlerimizi düzeltmek hatta gerekirse kendimizi yeniden yaratmaktır. Zihnimizde dönüp duran negatif düşünceler bugün sahip olmamız gereken gücü tüketecek, yeni planlar yapmamızın önüne geçecektir.

5- Güç seninle olacak!

Vücudun mikropla savaştıktan sonra artık ona karşı bağışıklık kazanması gibi bu günlerle olan mücadelemiz sona erdiğinde çok daha güçlü olacağımızı aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Belki şu an için böyle hissetmiyor hatta tam tersi şekilde tükenmiş bir ruh hali içindeyiz. Ancak bunun geçici olduğunu bilmeliyiz. Her şey gibi bu günler de geçtiğinde, hangi zorluklara karşı bağışıklık kazanmış olduğumuzu görüp gücün bizimle olduğunun farkına varacağız. 

İçeriklerimizi herkesten önce okumak için e-posta adresinizi bırakın!

Çalıştığınız firmadaki pozisyonunuz nedir?

İçeriklerimizi herkesten önce
okumak için e-posta adresinizi bırakın!

Çalıştığınız firmadaki pozisyonunuz nedir?